Bilgiyi Kalıcı Hale Getirmenin Yolları

Öğrenmeyi kalıcı hale getirmenin üç yolundan bahsedeceğim çünkü birçok kişi pasif öğrenmenin yani sadece okuyarak öğrenmenin tek yol olduğuna inanıyor. Fakat dünyadaki başarılı insanların hepsi aktif öğrenenlerden oluşuyor. Onlar bilgiyi üç boyutlu hale getirip zihinsel kütüphanelerine yerleştiriyorlar. Sadece birkaç basit araçla siz de öğrenmeyi aktif ve güvenilir bir sürece dönüştürebilirsiniz.

Birinci adım: okuduğunuz bölüm neyle ilgiliyse onu kendi kelimelerinizle tanımlayın. Birisinin tanımını okumak kolaydır ama bazen bizim için akılda kalıcı olmayabilir. Örneğin zekayla ilgili psikologların birçok farklı tanımı var. Onu bölümlere ayırıyor ve ifade edilme şekline göre tanımlıyorlar. Ünlü Astro Fizikçi Stephan Hawking zekayı “Değişime uyum sağlama becerisi” olarak değerlendiriyor. Bu onun kelimeleri. Basit, anlaşılır ve akılda kalıcı. Okuduğunuz bölüm biter bitmez kitabı kapatın ve kendi kelimelerinizi kullanarak öğrendiklerinizi özetleyin. Bu bilginin hafızaya daha iyi yerleşmesine yardımcı olan basit araçlardan birisidir.

İkinci adım: Anahtar kelimeler kullanın. Sadece kitapta geçen anahtar kelimelerden bahsetmiyorum. Bir konuyu dinlerken veya okurken zihninize gelen tetikleyici kelimeleri kullanarak hatırlamayı kolaylaştırabilirsiniz. Örneğin Daniel Coyle’un Yetenek Kodu isimli kitabını okurken ilk uçak simülatörünü icat eden Edvin Link’in hikayesi beni öyle etkiledi ki aynı temayı girişimcilikle ilgili bir konuşmada kullandım. Anahtar Kelimeleri zihnin yanaştığı hatırlatıcı limanlar gibi düşünebilirsini. Her bir anahtar kelime size bağlantılı bilgileri ve başka kelimeleri getirir. Bir masanın ayakları gibi anahtar kelimeleri hatırlayarak konuyu hızlıca hatırlayabilirsiniz.

Üçüncü Adım: Pediatrist Nörolog Doug Larsen ve Nörocerrah Mike Ebersold’un araştırmasıunda deneyimleri yansıtmanın ve onları hikayeleştirmenin öğrenmeyi güçlendirdiği ortaya çıktı. Yansıtmak alınan bilgiyi kendi ifadenizle ortaya koymaktır. Bilgiyi anladığınızdan emin olmak için onu bir başkasına anlatın. Bu yanıbaşınızdaki hayali birisi de olabilir ve eğer hayali birisine anlatıyorsanız yalnız olduğunuzdan emin olun. Öğrendiklerinizi anlatabilme becerisi bilgiyi uzun süreli hafızaya taşımanızı sağlar. Ünlü bir fizikçi şöyle diyor “Eğer fiziği barda tanıştığın bir kıza anlatacak kadar basitleştiremiyorsan öğrenmemişsindir”. Ne kadar kusursuz veya etkileyici anlattığınız önemli değil. Sadece kendi ifadenizle anlatın ve kısa sürede konuya hakim olmaya başlayacaksınız.

Birinci adım kendi kelimelerinizle anlatın. Ünlü fizikçi Richard Feynman ortaokul yıllarında “Bilmediklerim” isimli bir defter oluşturduğundan bahsediyor. Liseyi bitirdiğinde defterinde fizikle ilgili herşeyin kendi tanımı vardı. İkinci adım anahtar kelimeler kullanın. Kelimelerle birlikte çizimler de hatırlamayı kolaylaştırır. Üçüncü adım bir başkasına anlatın. Bu aldığınız bilgiyi kendi dilinize dönüştürmenin en kolay yoludur. Eğer hata yapma veya eleştiri korkusu yaşayanlardansanız hayali birisine anlatın. Bu üç adım bilgiyi kalıcı hale getiren hafızanın düğümüdür. Buarada son olarak öğrendiklerinizle ilgili soru sorun. Soru sormak kontrolü ele almanızı sağlar. Dünyanın en başarılı insanları aynı zamanda ilginç sorular sorabilenlerdir. Hemen bu üç adımı uygulamaya başlayın. Konuyla ilgili yorum ve paylaşımlarınızı bekliyorum.