Plasebo Etkisi: Hiçbir şeyin İyileştirici Gücü

Plasebo

Artritiniz mi var? Sahte ameliyat oldukça etkili. Beliniz mi kırıldı? Sahte ameliyat işe yarıyor. Menisküs yırtığı? Bir sahte ameliyata girin. 

– Dr. David H. Newman

 

Huffington Post gazetesindeki Plasebo Ameliyat: Düşündüğünüzden daha mı değerli? başlıklı yazıbu cümlelerle başlıyor. Makaleye* göre Finlandiya‘daki bir grup doktor plasebo etkisini test etmek için diz ameliyatı için hazırlanan hastaları iki gruba ayırıyor. Gruplardan birisi normal prosedürlerle ameliyat ediliyor. Diğer grup tıpkı ameiyattaymış gibi anestezi alıyor, dizlerinde ameliyat izleri oluşturuluyor, fakat herhangi bir müdahalede bulunulmuyor. Sonuç? Her iki grupta da belirgin bir iyileşme!

İngiltere Sağlık Sistemi plaseboyu “zihnin bedeni etkileme gücü” olarak açıklıyor. Bir başka değişle plasebo tedavi gibi görünen fakat içinde herhangi bir tıbbi etken madde bulundurmayan uygulamalardır. Bir hap, krem veya enjeksiyon olabilir. Peki şekerli bir hap veya bir cilt kremi nasıl güçlü bir ağrı kesiciye dönüşebilir? Bunun sınırı nedir? Ya ilaçlar? Merak ediyorsanız okumaya devam edin.

İnancın gücü ve olağanüstü iyileşmelerle ilgili efsane ve hikayeleri duymuşsunuzdur. Bir türbede okunan dualar veya iyileşmeye yönelik adanan adaklar türlü iyileşme hikayelerine dönüşür. Fakat iş tıbbi tedavilere geldiğinde efsaneler iyileşme sürecini onaylayan tıbbi veriler sunmalıdır. Plasebonun ardındaki gizemi araştırmaya karar veren Harvard Akademisyenleri Rami Burstein, Prof. John Hedley-Whyte ve Ted Kaptchuk 66 hastalara sonraki altı migren atakları için altı zarf verdiler. Zarfların içinde migren tedavisi için kullanılan haplar vardı. Zarflardan birisi olumlu beklenti, diğeri nötr ve diğeri de plasebo ilaç olarak verilmişti. Çalışmanın sonuçları** şaşırtıcıydı. Tedavi öncesi ve sırasında oluşturulan yüksek beklenti ilaçların etken maddesini çok daha etkili hale getirmişti. Herhangi bir beklenti yaratılmayıp ilaç alan hastaların ağrıları daha yüksek bir seviyedeydi. Şaşırtıcı sonuçlar beraberinde başka bir soruyu getirdi: inancın gücü gerçekten iyileştirebilir miydi? Daha da önemlisi zihnin sınırları nereye kadar uzanır?

Ameliyat ciddi bir olaydır. Cerrahlar, anestezistler, hemşireler ve ekibin tamamı mükemmel bir uyum içinde çalışarak fizyolojik bir sıkıntıyı iyileştirmeye çalışırlar. Bu kesme, biçme, bazen kırma ve dikme anlamına gelir. Plasebo etkisi ile ilgili şüpheleri olan Dr. Bruce Mosley osteoartrit hastalarını ameliyat için hazırlarken bir çalışmanın parçası olarak onları iki gruba ayırır. Bir grup hasta gerçek bir operasyon geçirecektir. Diğer gruptaki hastaların dizlerinde ameliyat kesikleri oluşturulacak ve herşey prosedürlere uygun gösterilecekti. Ameliyat ekibi dahil hiç kimse hangi hastanın hangi grupta olduğunu son ana kadar bilmiyordu. Sonuç? Plasebo işe yaramıştı! Ameliyattan altı ay sonra on hasta da – hangi grupta olduğunu bilmeden – iyi olduklarını ve daha az diz ağrısına maruz kaldıklarını bildirdiler***. Peki ya plasebo grubundakiler sahte bir ameliyat geçirdiklerini öğrenselerdi ne olurdu? Plasebo grubundaki 2. Dünya Savaşı gazilerinden Sylvester Colligan‘in kendi sözleri durumu özetliyor:

Ameliyat iki yıl önceydi ve o zamandan beri dizim hiç rahatsız etmedi. Sanki diğer dizim gibi.

Tıp plaseboyla aldığımız ilaç ve tedavilerin etkisini artırmamızda yeni bir döneme giriyor. Öyle görünüyor ki iyileştirici etkisi olan hiçbirşey değil kişinin sahip olduğu inanç ve beklentilerle paralel. Yine de plasebo etkisini en iyi bilenler doktorlar anneler, hastalar da “öp de geçsin” diyen çocuklardır.

Dr. Mosley’in çalışmasına ve plasebo üzerine yapılan diğer çalışmalarla ilgili videolara buradan ulaşabilirsiniz.

 

New England Journal of Medicine Yet Another Trial

**Expectations Influence Effects of Medications and Placebo, HMS. 

***M., Talbot. The Placebo Prescription.

 

UyarıBu yazı herhangi bir tedavi amacıyla yazılmamıştır. Lütfen sağlık sorunlarında önce doktorunuza danışınız.