Bilinçaltı Nedir ve Nasıl Etkilenir?

BLA

Fringe dizisindeki dahi Dr. Bishop’un sözleriyle “İnsan zihninin sınırları yoktur.” Bilinçaltı zihin günlük farkındalığımızın dışındaki işleyişimizi sağlayan hisseden yaratıcı zihnimizdir. Eski bir terim olduğu için bilinçaltı kelimesi bilinçli zihnin altında bir başka zihin varmış duygusu uyandıran yanıltıcı bir kelimedir. Güzel haber: zihniniz bir rafta durmuyor ve altında başka bir raf da yok.

İlk kez Pierre Janet tarafından kullanılan bilinçaltı terimi yerine modern psikolojide ve hipnoterapide hisseden zihin veya duygusal zihin terimleri tercih ediliyor. Akıl yürütme yerine duygusal bir mantıkla hareket ettiğinden kulağa çok daha anlamlı geliyor.

Siz bu satırları okurken _her nasılsa _kalp atışlarınız, nefes alış verişiniz, yaşamsal işlevleriniz harika düzenle işliyor. Bütün bunlar bir saniyede trilyonlarca işlem yapabilen hisseden zihninizin eseridir. Araba veya bisiklet sürmeyi öğrenirken aynı anda birçok şeyle ilgilenmeniz gerekir. Bir süre sonra herşey daha akıcı ve otomatik  olmaya başlar. Hisseden zihniniz iş başındadır. O sizi her seferinde aynı şeyleri yeniden öğrenme yükünden sizi kurtarır. Alışkanlıklarınızın merkezidir.

Princeton Üniversitesinde Psikolog George Miller‘ın yaptığı çalışmalarda bilinçli zihnin tek seferde 7 +/- 2 (yani 5 veya 9) parça bilgi işleyebildiği ortaya çıkmıştır. Duygusal zihninizin potansiyeliyle karşılaştırıldığında bu çöldeki bir kum tanesi kadar küçük görünür.

 

Hayalgücünün Önemli Rolü

Einstein “Hayalgücü bilgiden daha güçlüdür” derken şaka yapmıyordu. Hayalgücü hisseden zihninizi etkileyen ve programlamanızı sağlayan atölyedir. Fikirleri hayata geçirmeden önce orada tartar, prova yapar ve gerçeğe dönüştürmeye başlayabiliriz. Fakat onun gücü sadece olumlu duygularla sınırlı değil. Bir haksızlığa uğradığınızda ve eve gelip yatağınıza uzandığınızda hayalgücünüzde o kişiye haddini bildirmek veya durumu değiştirmekle ilgili görüntü veya hisler oluşabilir. O kişiden fiziksel olarak uzak bir mesafede bile olsanız hissettikleriniz yüzünden yatağımızda öfke ve sinirle boğuşuyor olabilirsiniz. Aynı şey güvenle evinizde uyurken bir kabusla korku içinde uyandığınızda da geçerlidir. Mantıklı olarak güvendesinizdir fakat hayalgücü rüyadaki olaylara tepki vermektedir. Ve hissettiğiniz korku son derece gerçektir.

Hayalgücü duygusal enerjiyle harekete geçtiğinde bir sel gibi tüm mantıklı açıklamalarımızı süpürüp götürebilir. Aksi halde insanların sigara gibi zehirli bağımlılklara mahkum olmasını nasıl açıklardık?

 

Bilinçaltı temizliği mümkün müdür?

Hisseden zihin Sigmund Freud‘un tanımladığı gibi karanlık ve ilkel bir yer değildir. Sanatçıların yaratıcı fikirleri esinlendiği, mucitlerin sorularının cevaplarının geldiği ve hepimizin sahip olduğu olağanüstü bir armağandır. Fakat henüz mantıklı zihnimiz tam işlevselliğine kavuşmadan önce (11-12 yaş öncesi) ebeveynlerden ve otorite figürlerinden gelen fikirler zihninizde derin izler bırakabilir. Yeterli duygusal enerjiye sahip olduğunda bu olumlu veya olumsuz etkiler yetişkinliğinizde sizi etkilemeye devam edebilir. Davranışlarınızı, insanlara ve dünyaya bakış açınızı etkiler. Fakat neyse ki hepsini değiştirebiliriz.

Bilinçaltı temizliği terimleri son zamanlarda ortaya çıkan ve yapılan çalışmayı basite indirgeyen yanıltıcı bir tanımlamadır. Temizlik kelimesi bazıları için hafızanın o bölümünü silme veya ortadan kaldırmayı ima edebilir. Hipnoterapi geçmiş deneyimlerin yeniden programlanmasını sağlayarak kişinin geçmişle ilgili algılarını daha olumlu veya nötr bir hale getirmesine yardımcı olur. Algı değiştiğinde gerçekliği yorumlama biçimi değişir. Örneğin travma geçiren askerler hipnoterapi esnasında o olayı yeniden yaşayabilir, güvenli bir şekilde gözden geçirip olumsuz enerjiyi boşaltabilir ve zihni yeniden sağlıklı fikirlerle programlayabilirler.

 

Bilinçaltı nasıl etkilenir?

İncil “Başlangıçta söz vardı ve söz Tanrıy’dı” kelimeleriyle açılıyor. Eski İbrani kültüründe insanlar Tanrı’nın ismine odaklanarak meditasyon yaparlardı. Budizmde semboller büyük önem taşır ve uzun anlatımlar yerine ilahi fikirler sembollerle ifade edilirdi. Bütün antik kültürler kelimenin gücünü insanın sahip olduğu en büyük güç olarak tanımlamışlardır.

Etkili bir konuşmacı kelimeleriyle duygusal zihninize nüfuz edebilir. İçinizde milliyetçilik, vatanseverlik, özgürlük veya düşmanlık gibi duyguları da harekete geçirebilir. Telkinin gücünü ve duygusal zihnin prensiplerini iyi bilen birisi olarak Hitler‘in konuşmaları her zaman insanların değer ve inançlarına yönelik duygusal içerikler taşırdı. Duygular arttıkça mantıklı zihnin yorumlama gücü azalır. Acil bir durumda insanların nasıl mantıksız davranabildiği son derece şaşırtıcıdır.

 

Siz nasıl bilinçaltınızı etkileyebilirsiniz?

Nobel Ödüllü Rus bilimadamı Ivan Pavlov insan zihnini koşullamanın en etkili yolunun hipnoz olduğunu ifade etmiştir. Bilimsel ölçümlere önem veren Rus psikoloji akımı koşullamayla zihnin ve bedenin daha hızlı öğrenme, yüksek performans, stresle mücadele etme ve daha birçok alanda geliştirilebildiğini ispatlamıştır. Hipnoterapi değer, inanç ve düşüncelerinizi değiştirmenizi sağlayan etkili bir zihinsel araçtır. (Hipnoterapiyle ilgili makale için buraya gözatabilirsiniz).

Duygusal zihne yeni fikirler ekmek olumlamalardan daha fazlasını gerektirir. Duygulardan yoksun olumlamalar suda gücünü kaybeden bir mermi gibi daha duygusal zihne ulaşmadan etkisini kaybeder. Bir hipnoterapi seansında kişi terapist aracılığıyla veya kendi kendine (oto hipnoz) arzuladığı fikirleri zihnine koşullamaya başlayabilir. Doğru yapıldığında (kişiye özel ve telkin kurallarına uygun olarak) hipnotik programlama zihin tarlasına ekilen fikirlerin bereketli ve verimli bir bahçeye dönüşmesini sağlar. Böylece zihin uzun vadede kalıcı olarak yeni, sağlıklı ve güçlü fikirler üretme eğilimine girer. Örneğin bir sporcu oto hipnoz sırasında bir müsabakayı kazandığını deneyimleyebilir. Bu kendine güven, inanç ve beklenti yaratmasını sağlar. Aynı duygusal enerjiyi sahaya yansıtıp onu yüksek performansa dönüştürebilir. Bir işadamı için bu stresle ilgili sorunlara daha güçlü ve sakin yaklaşma becerisidir. Bir öğrenci içinse sınavlarda daha rahat ve kontrolde hissetme olabilir.

Duygusal zihniniz yeni fikirlerin ekildiği verimli bir tarla gibidir. Hangi fikirleri ekip hangilerini besleyeceğiniz sizin bilinçli kararınızdır. Şimdi kendiniz için iyi birşeyler yapın ve onu sizi yükselten, iyi hissettiren ve başarıya yönlendiren fikirlerle programlamaya başlayın. Ünlü bir terapistin söylediği gibi “Düşündüğünüzden daha fazlasına sahipsiniz”.